DOLAR 17,9331 -0.03%
EURO 18,4099 -0.71%
ALTIN 1.038,510,60
BITCOIN 4396011,51%
İstanbul
27°

AÇIK

04:25

İMSAK'A KALAN SÜRE


Spor yayıncılığının geleceği TV ve O-T-T’nin sağlıklı bir karışımında
  • HaberAbi
  • Spor
  • Spor yayıncılığının geleceği TV ve O-T-T’nin sağlıklı bir karışımında

Spor yayıncılığının geleceği TV ve O-T-T’nin sağlıklı bir karışımında

beIN MEDIA GROUP ve Digiturk CEO’su Yousef Al-Obaidly, spor yayıncılığının geleceğini; TV ve internet tabanlı dijital platformların (o-t-t) sağlıklı bir karışımının şekillendireceğini söyledi. Al-Obaidly, TV yayıncılığının ölümüne, o-t-t platformlarının yükselişine dair senaryoların, Dünya Kupası’nın her dönem daha fazla kişi tarafından TV’den izlendiği gerçeğini göz ardı ettiğini belirtti.

ABONE OL
1 Aralık 2021 12:55
Spor yayıncılığının geleceği TV ve O-T-T’nin sağlıklı bir karışımında
0

BEĞENDİM

ABONE OL

beIN MEDIA GROUP ve Digiturk CEO’su Yousef Al-Obaidly, spor yayıncılığının geleceğini; TV ve internet tabanlı dijital platformların (o-t-t) sağlıklı bir karışımının şekillendireceğini söyledi. Al-Obaidly, TV yayıncılığının ölümüne, o-t-t platformlarının yükselişine dair senaryoların, Dünya Kupası’nın her devre daha fazla şahıs tarafından TV’den izlendiği gerçeğini göz ardı ettiğini belirtti.  

Katar’ın başkenti Doha’da 28-29 Kasım tarihleri arasında düzenlenen “Sporun Liderleri (Leaders in Sport) Konferansı’nda yaptığı konuşmada Al-Obaidly şöyle dedi:  

TV yayıncılığı ölmedi. ‘Spotify modeli’ ya da ‘Sporun Netflix’i sadece PR mesajlarıdır

Tam aksi yönde pek fazla görüş ve uyarıyla karşılaşmama rağmen, Dünya Kupası gibi insanları birleştiren büyülü anlar sayesinde, doğrusal (lineer) TV yayıncılığının geleceği konusunda iyimserim. Gerçekten de son birkaç yıldır hemen derhal her spor konferansında, doğrusal TV’nin ölümüne ve OTT’nin anlaşılmasına ayrılmış bir celse varmış gibi görünüyor: ‘Streaming devrimi’, ‘Spotify modeli’ ya da ‘Sporun Netflix’i’.

Ancak, doğrusal TV yayıncılığının kıyamet senaryosunu yazanlar şu verileri de dikkate almalı: Rusya’daki 2018 Dünya Kupası’nın Fransa ile Hırvatistan arasındaki final müsabakasını 1,1 milyar şahıs izledi. Sizce kaç şahıs bu maçı TV’den izlemiştir? Son yıllarda internet yayıncılığının yükselişine dair okuduklarınızı göz önünde bulundurarak bu sayının fazla çok olmadığını varsayabilirsiniz, öyle değil mi? Oysa bu karşılaşmayı izleyenlerin 5’te 4’ü, yani 1.1 milyarın 850 milyonu, doğrusal yayına bağlı TV’lerinin başındaydı. Kafelerde, restoranlarda ve öbür hane dışı mekanlardaki izlemeleri de iç ettiğinizde bu sayı daha da artıyor. Aslında, Rusya’daki Dünya Kupası’nın (sadece finali değil) herhangi bir resmi yayınını izleyen yekün 3,6 milyar kişinin 3,2 milyarı da doğrusal TV yayınını tercih etmişti. Bu rakam 2014’te Brezilya’da düzenlenen bir önceki Dünya Kupası ile kıyaslandığında, yüzde 10’luk bir artışa tekabül ediyor. 

Peki fakat neden? Canlı spor “anlıktır”. Henüz anlatılmamış bir hikayedir. Onu çoğaltamazsınız, tahmin edemezsiniz, anlamlı bir şekilde duraklatamazsınız – ki bunu öbür eğlence biçimlerinde yapabilirsiniz. Sonuç olarak, spor yayınları, insanları öbür hiçbir içeriğin yapamayacağı şekilde bir araya getiriyor, algoritmalara değil duygulara dayalı bir “kamp ateşi” hatıra yaratıyor. 

Bu nedenle, dünya tarihindeki gelmiş geçmiş en fazla izlenen yayınların 25’ini diri spor yayınları oluşturuyor. Hiçbir platform bu anları, doğrusal TV yayınından daha iyi sunamaz. Sonuçta, penaltı atışının sonucunu, arabelleğe alma veya aşırı yüklenmiş geniş bant bağlantıları gibi sebeplerden ötürü komşunuzdan 5 saniye sonra görmek istemezsiniz. Ve unutmayın, dünyadaki her pazar Silikon Vadisi’nin internet altyapısına sahip değil.

Elbette geleceğin doğrusal TV yayını olduğunu söylemiyorum. Bu fikirden fazla uzaktayım. Ancak şunu açıkça anlatım etmek istiyorum: TV ve OTT’nin sağlıklı bir karışımı, ücretli ve ücretsiz yayın, dengeli bir yaklaşımdır. Yıllardır TV’nin çöküşünü öngörenlerin farklı bir kristal küreye ve terminoloji dersine ihtiyaçları mevcut – Netflix of Sport yok. Spotify, bölgesel olarak satılan haklar için uğraşmaz. Ayrıca hem uydu TV yayını hem de bir OTT platformu, her aka medya şirketinde bulunuyor.

Gelecekteki herhangi bir yayıncı için kritik kombinasyon, (1) kaliteli içeriğe sahip olmak, (2) bu içeriğe geniş bir alanda erişim sağlayabilmek ve (3) yayın haklarının edinilmesi ve tüketiciye doğru fiyata sunulmasıdır. Bazıları, PR (halkla ilişkiler) mesajları vermeyi artık bırakabilir.

2 Yılda 1 Dünya Kupası

Dünya Kupası’nın 2 yılda bir düzenlenmesini isteyenler, “gereğinden fazlası için” baskı yapıyor olabilirler. Bu konuda daha dikkatli olmaları gerekiyor. beIN, dünyanın en aka spor hakları yatırımcılarından biri, bu yüzden size deneyimlerime dayanarak söylüyorum ki yayıncılar premium ve özel ürünlere paha veriyor. Reklamverenler ve sponsorlar da aynı şeyi düşünüyor. Sonuç olarak, Dünya Kupası’nın 2 yılda bir olacak şekilde daha sık düzenlenmesi, iki kat değerli olacağı anlamına gelmez, bu yüzden ne dilediğinize dikkat edin.

Korsan Yayın Vebası

Küresel spor için fazla önemli yeni bir yıla girmek üzere oluğumuz şu günlerde, sektörümüz için en önemli konu, ne yazık ki bir uyarı. 2019’da – yaklaşık iki buçuk yıl önce – spor endüstrisinin ve bilhassa yayın hakkı sahiplerini mali çöküşe doğru ilerledikleri konusunda uyardım. Canlı spor yayınlarının ana izleme yöntemi olmaya fazla yaklaşan korsan yayınlara karşı kimsenin yeterince mücadele etmediğine dair bir uyarıydı bu. 

Korsan artık birçok pazarda en aka yayıncıdır – sadece bunu bir düşünün. MENA Bölgesi’ndeki ülkeler, her yıl ABD Hükümetinin yayınladığı korsanlık siyah listelerinin başında yer alıyor. Gelişmiş pazarlarda ve olgun ekonomilerde de korsan yayın gerçekleşiyor. Fransa’da yapılan bir araştırma, kısa süre önce, 12 milyon Fransız internet kullanıcısının yasa dışı olarak diri spor yayını izlediğini öne sürdü. Bu rakam, ülkedeki iki resmi yayıncı Canal+ ve beIN SPORTS’un yekün üye sayısından daha fazla izleyici demektir. Synamedia Analysis bu yılın başlarında, yayın hakkı sahiplerinin korsanlık nedeniyle her yıl 28,3 milyar ABD Doları gelir kaybettiğini hesaplayan bir rapor yayınladı. Bu verilere karşı kayıtsız kalmak olası değil. Sadece şunu düşünün: Bu COVID ortamında 28 milyar dolarlık ekstra gelirle sporda neler yapılabilirdi?

İşte bu yüzden, korsan konusundaki uyarımı 2019’daki kadar güçlü bir şekilde tekrarlayacağım. Korsanlıkla mücadelenin geri odadan toplantı odasına taşınması gerekiyor. Federasyonların, liglerin, kulüplerin ve yayıncıların CEO’ları çatılara çıkıp bu konuda haykırmalı. Üst düzey politikacıları da bu konuda bilgilendirmeliler. Onlarla beraber çalışmalılar. En aka yayıncının yasadışı IPTV olduğu bir dünyada spor endüstrisi nasıl büyüyebilir? Geri dönüşü olmayan noktaya kadar beklemeyelim – aksi halde geri dönmenin bir anlamı olmayacak.

En az 10 karakter gerekli